İklim kriziyle mücadele, küresel ısınmanın bir sonucu olarak tüm dünya ülkeleri tarafından benimsenen bir amaç hâline geldi. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün açıkladığı verilere göre, Sanayi Devrimi öncesinden bugüne değin yüzey sıcaklığında 1,2 derecelik bir atış yaşandı. Bu artışın 2 dereceyi bulması durumunda, 1 milyar insanın ölümcül sıcak ve nemden olumsuz yönde etkileneceği tahmin ediliyor. Veriler ışığında 2021 yılında gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda, 2030 yılına kadar yüzey sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşmaması için mücadele etme sözü verildi. Konferansa katılan 197 ülke, sera gazı ve metan salınımını azaltmak için 2030 yılını işaret etti. Ormansızlaştırmayı engellemek için imzalar atıldı. İklim kriziyle mücadelede, karbon salınımını azaltmak için alınabilecek bir dizi önlem içerisinde ısı yalıtımı faktörü de bulunmaktadır.

Isı Yalıtımıyla İklim Krizi Mücadelesi

Isı yalıtımıyla iklim krizi mücadelesi gerçekleştirilebilir. Dünya’da karbon salınımının %40’ı konut ve benzeri yapılardan kaynaklanmaktadır. Karbon salınımına neden olan enerji tüketiminin %80’i ise ısıtma ve soğutma için kullanıldığında ortaya çıkmaktadır. Binalarda ısı yalıtımı uygulaması yapıldığında, ısıtma ve soğutma için harcanan enerji miktarı düşeceğinden karbon salınımı da azalacaktır.

Isı yalıtımıyla iklim krizi mücadelesi verilecekse, 2050 yılına gelindiğinde bina sayısının şimdikinin 2 katına erişeceğine yönelik tahminler unutulmamalıdır. Şuan inşaat halindeki bir bina, 2050 yılında var olmaya devam edecek. İklim kriziyle mücadeleyi geciktirmeden, en hızlı avantaj sağlayacak noktadan, yani ısı yalıtımını yaygınlaştırarak başlanmalıdır. Yeni binalarda ısı yalıtım zorunluluğuna riayet edilmesinin yanı sıra, eski binalarda da iyileştirme çalışmalarının geciktirilmeden yapılması gerekir. Türkiye’deki binaların %80’inde ısı yalıtımı olmadığı düşünüldüğünde, tüm dünya için üzerimize düşen görevi yerine getirmede herkesten daha istekli olmamız gerekir. Türkiye’nin enerji maliyetinin 60 milyar dolara dayandığını ve dışa bağımlılık nedeniyle ekonominin olumsuz yönde etkilendiğini düşünürsek, ülkemizin çıkarları için de enerji tasarrufuna yönelmeliyiz.

Isı yalıtımıyla iklim krizi mücadelesi verirken, U değerini yükselten ısı yalıtım uygulamaları tercih edilmelidir. U değeri, ısıl geçirgenlik katsayısıdır. Bir binanın ne kadar ısı geçirdiği U değerine bakılarak tespit edilir. U değeri büyüdükçe, binadaki ısı kaçakları da o kadar çok demektir. Isı yalıtım kalınlığını artırarak U değerini, tüketilen enerji miktarını ve karbon salınımını azaltabiliriz.